23 Ağustos 2010 Pazartesi

bugün, son 21 gün

Bugün son 21 gün.. daha fazla kaçmamanın kaçamamanın verdiği yük ve yorgunlukla son 21 gün. Önüme çıkan ideal ve fırsatlarla beklentiler ve hayaller oturmayınca oluyor bu yorgunluk sanırım. Hayatımın en büyük şansı bir yandan son zamanlarımın en büyük yoksayması, kaçışı 21 gün sonra kapımda.

gidiyorum.. 21 gün sonra hayatımdaki birçok insan farkına bile varmadığında ben Erasmus'umun ilk gününe başlamış oluyorum. Kimileri sadece bir kahve sohbetinde hatırlayacakken bazıları benim gibi özlem duyacak bu süreçte...

Kaçmak yok artık. Harika bir deneyime, uzun bir yolculuğa, beklenen bir maceraya çıkıyorum. Ama bazen ruhum boğuluyor işte. Biri sıkıyor neden gidiyorsun önce bir onu düşün diyor. Orada tıkanıyorum, yok cevabım yok.. sadece gidiyorum.

Mutluyum bu yolculuktan dolayı, evet korkuyorum ve saklamıyordum da.. Ama en kötüsü hazır değilim galiba.. En büyük korkum da bu zaten. Ne ruhsal, ne fiziksel ne ihtiyaçları giderebilme açısından hazır değilim daha. Bugün ufak bir hesapla fark ettim 21 gün kaldığını. 21 gün ne ki? 1 ay bile değil. Yalandan bir 3 hafta. Ne gitmeden görmek istediklerimi görmeye yeten, ne psikolojik olarak bu gidişe hazır olmamı sağlayan ne de fransızcayı şıp diye öğrenmemi sağlayacak bir 3 hafta... Sadece adı var gerisi boş olan 3 hafta!

Diyorum 2 ayım olsa deli gibi herleye yetişirdim. Yok kardeşim yetişemezdim. Yine aynı kalp çarpıntıları, yine o düğümlenmeler yaşanırdı. Kanun bu. Asla hazır olamazsın gidişine. Ancak orada hazmedersin herşeyi.

Bir başka deyişle hazmıma 21 gün kaldı o zaman.Kendi ayaklarım üzerinde sıkıca basmaya 21 gün.

Ve başlasın geri sayım.. Ne de olsa hazır değilim hala. Artık korkutamazsın günlerle saatlerle. Varsın bugün gidelim..

yok ya en azından bir valiz yapiyim yarın gideriz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder