
Korkunç bir canavar bu bilinçaltı.. Sabaha kadar sürsün tartışmalar olup olmadığına dair. Onun sizi ele geçirişi var ya, işte o yener tüm tartışmaları. Zaten içinizde de çoğu bilinmezliklerin anahtarı..
Dün yine yedi beni o canavar. Uyudum ama uyuyamadım onun yüzünden. Savaş verdim bemi ele geçiremesin diye. Nafile tabii. Yenildim tabiiki. Sonucu bilerek savaştım gerçi. Çok soylu, gururlu bir davranış ama nafile..
Her neyse Salvador Dali sever bu uyku, uykusuzluk arasını. Tam uyuya kalmadan önce yaparmış resimlerini. O uykuya geçiş anındaki zihnin karmaşasını. Çünkü o safhada herşey mümkündür. Atlar ince bacaklıdır. Saatler camembert peyniri gibi eriyebilir. Çünkü buna bilinçaltınıza yaptığınız yolculuk izin verir.

Salvador Dali sever bilinaçltına ben severim Salvador Dali'yi.. Bu denklem yüzünden ben de bilinçaltı sever mi olurum şimdi?
Neyse bu sıcaklarda çok kazık atar oldu özellikle bu bilinçaltı.. Acaba bir araştırma mı yapılsa fiziksel koşullar bilinçaltını etkiler mi, tetikler mi diye? Bence bu sıcaklarda kabus görme vs. boşuna değil. Bak bilgikirliliği demişti dersin sonra..
Çok konudan konuya atlar bir yazı oldu kanımca.. Ama aynı bilinçaltı gibi.. Korkucaksın bu bilinçaltından benden söylemesi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder