22 Ağustos 2010 Pazar

Hayat Kirliliği

bir hafta kaç saatti ya? dur bi düşüniyim 48 72 96 120 144

tamam lost sayıları gıbı oldu ama dogru yere geldık 144 saat şimdi
sabah 8 akşam 6 gibi düşünelim çalışma saatlerimizi, sabah 1 saat aksam 1 saat de yol koyalım ne oldu günde 12 saat işle geçiyor bu da haftada 60 saat eder...matematiğim iyidir söylemiş miydim....
geriye kaldı 84 saat hafta içleri 6 saat, hafta sonlar 11 saat uyuyor aşağı yukarı...bu da eder mi sana 52 saat
ne kaldı geriye 32 saat...
ne demek yanı bır haftanın 112 saatini sadece geri kalan 32 saat için yaşıyoruz ne lan bu???
hem böyle köpek gibi yaşıyoruz sonra da lostu seyrederken yanımızda evangerine olmuyor alice harikalar diyarığındayı izlerken yanımızda tim burton olmuyor.... o zaman ne diye yaşıyoruz....
küçük bir ev kiralayıp bazen sızlayarak bazen alkol alıp bazen gülerek geçirmek için mi yani...ve bunları yapmak için sadece 32 saatimiz var haftda yani bunu 52 ile çarparsak ne eder.......şimdi 32yi 5 le carpsan 160 yanına bir de sıfır koy 1600. 32’yi bir de 2 yle carp 64...oldu mu sana 1664 saat bunu 24 e böl bak bu baya kastıran bir işlem, zor! kalan malan olacak... eder sana yuvarlak 70 gün...yani ne oluyor yılın 295 gunu birilerine yağ çekiyor, birilerinin kaprislerini dinliyoruz birilerinin bizi delirtmesine katlanıyoruz ne için geri kalan 70 günü gönlümüzce yaşamak için mi... ben böyle hayatı napiyim....
yaş 35 dante gibi ortasında mıyız omrun....eskiden günler yavaş geçerdi artık heriey çok hızlı geçiyor...haftalar bitiyor ama bizde tık yok....her cuma sevinen ınsanlar olmuşuz, halbuki hayat bitiyor...bi insan her ölüme yaklaştığında sevinir mi lan.... Bu nasıl bir çelişkidir?
ben liseye dönmek istiyorum, sabahtan akşama kadar o boş sistemdeki boş insan olmak istiyorum, üniye donmek istiyorum, sabahtan aksama kadar boş oturmak istiyorum...
şunu farkettim ki benim hayat çürüyor, bende çürüyorum...sizlerde çürüyorsunuz...hepiniz çürüyorsunuz... hepimiz köpek gibi çalışıyoruz...hayatlarımızı değiştirmeye bile cesaretimiz yok...
ömür boyu servisle gitmiyeceğim bi iş hayal ettim, şimdi ilkokul ögrencileri gibi sabahları servis kovalıyorum bu ne lan....
binlerce dolar harcadık eğitim için 2,5 yıldır çalışıyorum...daha 3 kuruş param yok....
ne lan bu ömür boyu gelecekte bizi mahvedecekleri engellemek için mi çalışacagız...bu ne be! gelecek korkusuyla hiçbir şey yapamıyoruz....ne gelecekmiş bir türlü gelmedi....millet godot’u bekler biz geleceği bekliyoruz acaba survive edebilecek miyiz diye...
ama etmiyorum yeter be....gelecek alsın götürsün beni...amsterdama gideceğim meydanda gösteri yapıp, para kazanacağım...daha bi yeteneğimi keşfedemedim ama en azından böyle bir hayat ne güzel olur....

adam geliyor oraya alıyor magic mushroomu’nu gidiyor vondelpark’a sabahtan akşama kadar leylayım leylaaaaa....biz sabahtan akşama kadar bi düzine manyakla baş ediyoruz...ama sonuç haftada 32 saat...
haftada 32 saat neye yeter lan, günde 4 saat sevissen geriye kalıyor kendine sadece ve sadece haftada 4 saat...ne yapacaksın bu 4 saatte? yemek mi yiyeceksin, sıçıcak mısınn yıkıancak mısın, aileni mi görüceksin...?
çocuklar gittiğim yol yol değil...kafadan geçeni yapacaksın yapmayınca olmuyor işte...
ertelye erteleye hayat bitiyor...zaten işin acı ama gerçeği şu anki şartlarda elimizde bir hayat yok...en basit ihtiyaçların olan yemek içmek sıçmak sevişmek ve uyumak bunları her gün yapacak vaktimiz bile yok...
biraz hayaller peşinden gitmekte yarar var sanki...kafadan geçenleri yapmak sonrasını düşünmeden, kitap okumadan...belki biraz cahilce ama delice esip gürlemek lazım...
yarın sabah ne olacak yine toplantıya gideceğim ve bu yazı uçup gidecek...biz yine sürünmeye devam.. ..biri gelsin de bir talih kuşu konsunda hayatımız kurtulsun diye bekleyelim....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder